Karabal

Karabal Yeminli Mail Müşavirlik

Vergi Sirküleri / 1

 Vergi Sirküleri/1

 Tarihi : 29.09.2017

Sayısı : vergi-1/2017

İlgili Kanun Maddesi: VUK 160.md.

Konusu: Mükellefiyet Kaydının Re’sen Terkini

 Re’sen terkin; Vergi Usul Kanunu 160 ıncı maddesi  gereğince işi bırakma bildiriminde bulunmayanlardan, yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda işi bıraktığı tespit edilen veya bilinen adreslerinde bulunamayan ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilemeyen mükellefler ile münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği  vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporla tespit edilen mükelleflerin, mükellefiyet kayıtlarının vergi dairesince terkin edilmesi işlemidir.

Gayri faal mükellef; Vergi Usul Kanunu 160 ıncı maddesi  gereğince işi bırakma bildiriminde bulunmayanlardan, yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda işi bıraktığı tespit edilen veya bilinen adreslerinde bulunamayan ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilemeyen mükelleftir.

Vergi dairesi,

Vergi dairesi tarh dosyalarında, işi bıraktığına veya işine devam ettiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin bulunup bulunmadığını kontrol edecektir.

Yapılan kontrol sonucunda, mükellefin işine devam ettiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmaması halinde   gerekli yoklama ve araştırmayı yaparak re’sen terkin işlemini yerine getirecektir.

Re’sen Terkin İşlemi için Yoklama ve Araştırma İşlemi Nasıl Yapılacaktır?

Öncelikle mükelleflerin bilinen adreslerinde bulunup bulunmadığının ve başka bir adreste faaliyetine devam edip etmediğinin tespit edilmesi amacıyla bilinen adresilerinde yoklama yapılacaktır. Ayrıca, mükelleflerin bilinen adreslerinde bulunmaması halinde, sistemde yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen elektirik veya doğalgaz aboneliğinin bulunduğu işyeri adreslerinde de yoklama yapılacaktır.

Yapılan yoklamalrdan sonuç alınamaması halinde, yukarıda belirtilen hususları tespit etmek amacıyla; gerçek kişi mükelleflerde mükellefin, tüzel kişi mükelleflerde kanuni temsilcisinin (kanuni temsilcinin adresinde bulunmaması durumunda ortaklardan enaz birinin) MERNİS’de kayıtlı ikametgah adresinde araştırma yapılır.

Söz konusu mükellefler hakkında, gerekli yoklama ve araştırma işlemleri yapılmadan, re’sen terk uygulamasına geçilmeyecektir.

Gayri Faal Mükellefin Mükellefiyet Kaydının Terkin Edileceği Tarih Nasıl Belirlencektir?

Gerçek Kişiler için;

Yapılan yokama ve araştırmalar sonucunda, işini terk ettiği tespit edilen, bilinen adresinde bulunamayan ve başka bir adreste de faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilemeyen mükelleflerin;

a- Kamu kurum ve kuruluşları tarafından tutulan kayıt ve siciller veya diğer kanaat getirici vesikalarla işini terk ettiği tarihin tespit edilmesi halinde bu tarih itibariyle,

b- işini terk ettiği tarihin kanaat getirici vesikalarla tespit edilememesi durumunda,

c- İşini terk ettiği tarihin kanaat getirici vesikalarla tespit edilememesi ve faaliyetine ilişkin herhangi bir beyannamede vermemesi halinde işyerinde yapılan yoklama tarihi itibariyle,

mükellefiyet kayıtlarının terkin edilmesi gerekmektedir.

Tüzel Kişiler için;

Vergi Usul Kanunun 161 inci maddesine göre işi bırakma, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona erdirilmesini ifade eder. Aynı kanunun 162 inci maddesine göre ise tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyetin vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona erdirilmesine kadar devam etmesi ve bu hallerde tasfiye memurları veya iflas dairesi tarafından, tasfiye veya iflas kararlarının ve tasfiyenin veya iflasın kapandığının vergi dairesine ayrı ayrı bildirilmesi zorunludur.

Ticaret şirketleri açısından mükellefiyetin sona erdirilmesi tasfiye ve iflas hallerine inhisar ettirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret kanununda öngörülen işlemler yerine getirilmeden ve tasfiye veya iflasın sona erdiği tescil ve ilan edilmeden, tasfiyenin sona erdiğinin kabul edilmesi ve şirketin tüzel kişiliğinin ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan tüzel kişi mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının sona erdirilmesinde genel kural bu olmakla birlikte; faaliyetlerini bırakmış, ortakları dağılmış, ortaklığın feshine ve tasfiyesine tevessül edilmemiş, sorumlu ve muhatap tutulacak kanuni temsilci veya tasfiye memuru da bulunmayan, işlerini tamamen terk ettiği belirlenen ve vergiye tabi bir faaliyeti de tespit edilemeyen mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının re’sen terkini mümkün bulunmaktadır.

Yapılan yokama ve araştırmalar sonucunda, işini terk ettiği tespit edilen, bilinen adresinde bulunamayan ve başka bir adreste de faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilemeyen kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan tüzel kişiliğin;

a- Kamu kurum ve kuruluşları tarafından tutulan kayıt ve siciller veya diğer kanaat getirici vesikalarla işini terk ettiği tarihin tespit edilmesi halinde bu tarih itibariyle,

b- işini terk ettiği tarihin kanaat getirici vesikalarla tespit edilememesi durumunda, aylık veya üç aylık olarak verilen en son beyannamesinin içerdiği dönem sonu itibariyle,

c- İşini terk ettiği tarihin kanaat getirici vesikalarla tespit edilememesi ve faaliyetine ilişkin herhangi bir beyannamede vermemesi halinde işyerinde yapılan yoklama tarihi itibariyle,

mükellefiyet kayıtlarının terkin edilmesi gerekmektedir.

Tasfiyesine Karar Verilmiş Şirketin Mükellefiyetinin Re’sen Terkin Edilmesi Mümkün mü?

Tasfiyesine karar verilmiş olmakla birlikte, gayri faal durumdaki tüzel kişi mükellefin tasfiye memuru ve ortaklarından en az birinin adresinde yapılacak araştırma sonucunda, tasfiye memuruna ve ortağa ulaşılamaması halinde de mükellefiyet kaydının re’sen terkin edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Mükellefiyet Kaydı Re’sen Terkin Edilen Mükellefin Faaliyetine Devam Ettiğinin Sonradan Tespit Edilmesi;

Yoklama ve araştırmalar sonucunda mükellefiyet kaydı re’sen terkin edilen mükelelflerden;

Yeniden tesis edilecek ve mükellefiyetin tesis edildiği tarihten sonraki dönemlere ilişkin yükümlülüklerin tarh zamanaşımı dikkate alınarak yerine getirilmesi vergi dairesince sağlanacaktır.

Münhasıran Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet Tesis Ettiren Mükellefin Re’sen Terkini

Vergi Usul Kanunun 160 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “…başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir…” hükmüne yer verilmiştir.

Bu çerçevede, münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi inceleme raporuyla tespit edilen gerçek ve tüzel kişilerin mükellefiyet kayıtları, bunların matrahlı ya da matrahsız beyanname verip vermediğine bakılmaksızın vergi inceleme raporunda mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin belirtilmiş olması şartı ile raporda belirtilen tarih itibariyle vergi dairesince terkin edilecektir.

vergibilimi.com

Leave a Reply